Artemis Kitaplarını
online satın almak
için tıklayınız.
 
BERRİN HABERVEREN
 
Chick-lit ya da Türkçe karşılığıyla piliç edebiyatı son dönemin en popüler kitaplarını içinde barındırıyor. Bu kitaplar kimilerine göre edebiyat tanımlamasının içine girmiyor ama chick-lit kitaplarıyla tanınan Artemis Yayınları’nın yayın koordinatörü Ilgın Sönmez Toydemir ‘Gerzek gibi görünmekten korkmayın, canınız ne istiyorsa onu okuyun. Çünkü böyle kitaplara da ihtiyacımız var’ diyor


Mutsuzsunuz, canınız gülmek istiyor, hafif bir şeyler okumak istiyorsunuz, kafanızı boşaltmaya ihtiyacınız var... Nedeniniz ne olursa olsun elinize bir chick-lit alınca bitirmeden bırakmayacağınız garanti. Son dönemin en popüler kitapları tartışmasız chick-lit’ler. Bu kitaplar kimilerine göre basit, kimilerine göre edebiyat bile değil. Ancak ne olursa olsun büyük ilgi gördüğü kesin.

‘İyi de bu chick-lit nedir?’ diyorsanız Türkçe karşılık olarak piliç edebiyatı diyebiliriz. Hedef kitlesi çağdaş, şehirli ve yalnız genç kadınlar olan bu kitaplar yine kadınları anlatıyor. 90’lı yıllarda yükselişe geçen chick-lit’ler aslında çağdaş kadın edebiyatının bir kolu olarak anılıyor. Sophie Kinsella, Mariene Keyes, Candace Bushnell, Cecily Von Ziegesar, Adele Parks, Jane Gren, Elizabeth Buchan gibi isimler ise bu dalın en başarılı temsilcileri...

BU KİTAPLAR BASİT DEĞİL

Ülkemizde chick-lit türünde kitapların neredeyse tamamı aynı yayınevinden çıkıyor: Artemis Yayınları. Artemis’in yayın koordinatörü Ilgın Sönmez Toydemir chik-lit’in dünyaya çok ciddi gözlerle bakan, ciddiyeti abartıp karamsarlığa, karamsarlığı abartıp kötü fotoğrafa ve iç bilgisine dönüştüren şeylerden sonra edebiyatta adeta bir ferahlama çağı gibi doğduğunu söylüyor. Toydemir ‘Chick-lit’ler genç, şehirli, şık, bakımlı kadınların okuduğu ve yine o kadınların hayatlarından kesitlerin dramatize edilerek anlatıldığı kitaplar... Eski adıyla romantik komediler... Yükselişi 90’lı yıllar ama kökenine baktığınızda Jane Austen’a kadar gidersiniz. Çünkü onun romanları da o dönemin chick-lit’leridir’ diyor.

Bridget Jones’un Günlüğü, Sex & The City, Şeytan Marka Giyer ya da Dedikoducu Kız’ı duymayan pek azdır içimizde... Sinema filmi ya da televizyon dizisi olarak çekilen bu kitaplar chick-lit’in en bilinen örneklerinden... Ancak kimilerine göre bu kitaplar o kadar basit ki... Ilgın Sönmez Toydemir’in böyle düşünenlere sinirlenmeden edemiyor ve şunları söylüyor: ‘Bir chik-lit’i boş karakterlerle donanmış, basit bir kitap olarak görmek pek akıllıca bir şey değil. Çünkü bu kitaplar ironiktir, komediye dayalıdır komedi ise zeka ürünüdür. Dışardan bakınca basit göründüğü için bazıları bu kitapları herkesin yazabileceğini düşünür, küçümser. Örneğin Sex & The City’nin özünü Carrie’nin ayakkabılardan ibaret sanıyorlar. Halbuki bilakis değil! Burada bir kadının yaşam mücadelesi var, üstelik bu kadın yalnız. 60 metrekare küçücük bir dairede yaşıyor ve küçücük bir gardırobu var. Carrie Bradshaw sürekli ayakkabı aldığı için eleştirirken karşımızdaki bir kurgu, bir eser olduğunu da akıldan çıkarmamak lazım.’

BİZİ ANLATIYOR

Tabii bir de bu kitapların edebiyat olarak sayılamayacağını düşünenler var. Toydemir’in onlara da yanıtı net: ‘Edebiyat sanattır, sanat estetiktir, estetik bir adım öndedir. Bunun da kendi estetiği var, bir adım önde. Çünkü bulunduğu çağa yukarıdan bir bakış atıyor, çağın fotoğrafını çekiyor. Sonrasında neler olabileceğini de gösteriyor. Helen Fielding’in Bridget Jones’unu tanıdığımızda dumur olduk, neden? Çünkü o zamana kadar kendimizi zavallı hissediyorduk. Dünyadaki tüm kadınların bizim gibi olabileceğini, yaşadıklarımızı bir sürü kadının yaşadığını görünce buna gülebilir hale geldik. Pantolonumuzun yanlarından fazlalıklarımız fışkırdığı için giymezdik. Sonra ‘Ne var onun da fazlalıkları çıkıyor. O da aldatıyor, o da aşıyor’ dedik. Bu hissi küçümsememek gerekiyor. Chick-litler çok büyük terapi araçları.’ Bridget Jones’un Günlüğü ya da Sex & The City’nin yıllardır popüler olması, hala izlenip okunması da aslında Toydemir’in bütün bu söylediklerinin en büyük kanıtı değil mi?


Gerzek gibi görünmekten korkmayın


Chick-lit’ler çoğu eğlendirici, sabun köpüğü kitaplar. Kısa sürede okunup bitirilebiliyor. Ancak Ilgın Sönmez Toydemir’e göre bu kitaplar okuyuculara birçok şey de öğretiyor: ‘Özellikle bizim gibi gelenekçi toplumlarda bu tarz çağdaş kitaplar çok yararlı. Çünkü birçok şeyi yapmaya utanıyoruz. Ama bu kitaplar bize giyinmeyi de öğreniyor, sokakta ağlayabileceğini de... Üstelik içlerinde sadece giyim markalarına değil edebiyata, felsefeye, psikolojiye, sinemaya da göndermeler var. Örneğin bazılarının içinde öyle film adları geçiyor ki onları izleme güdüsü uyandırıyor insanda. Hiçbir entelektüel korkmasın! Bu kitaplar yüksek edebiyatın ulaşamadığı kişilere ulaşıyor, onların çağdaş, duyarlı bireyler olması yolunda mücadele ediyor. Bir dönem Umberto Eco çok satıyordu. İnsanlar aldı ama okuyamadı, Eco raflarını süslemekten başka bir işe yaramadı. O yüzden gerzek gibi görünmekten korkmayın, canınız ne okumak istiyorsa onu okuyun. Çünkü böyle kitaplara da ihtiyacımız var.’


BERRİN HABERVEREN

bhaberveren@stargazete.com
 
DİĞER RÖPORTAJLAR
UĞUR KARAKULLUKÇU "POPÜLER KİTAPLARIN YAYINEVİ"
GÖKSAN GÖKTAŞ
SAYIM ÇINAR ILGIN SÖNMEZ RÖPORTAJI